İçeriğe geç

Rafine Tuz vs. Doğal Tuz: Nedir Bu İkisinin Arasındaki Fark?

RAFİNE TUZ NEDİR?

Rafine tuz, marketten satın aldığınız tipik sofra tuzudur. Çoğunlukla yeraltı madenciliğiyle çıkarıldıktan sonra topaklanmasını önlemek ve akışkan hale getirmek için yoğun bir şekilde işlenir.

Rafine tuzların birçoğuna iyot eklenir. İyot; tuzdaki olası toksinleri uzaklaştırmak ve sağlıklı tiroit fonksiyonunu sürdürmek için kullanılan bir mineraldir. Rafine tuz raflara gelmeden önce yüksek sıcaklıkta işlendiği için, doğal tuzdaki minerallerin birçoğu kaybolur.

 

DOĞAL TUZ NEDİR?

Rafine edilmemiş doğal tuz iki yolla elde edilir: doğrudan kaynaktan çıkarılarak veya buharlaştırılmış deniz suyundan alınarak. Rafine tuz gibi işlenmediği için, doğal rengini ve doğal formunu çok daha fazla korur. Doğal tuz, sofra tuzu kadar öğütülmez ve genellikle küçük çakıl taşları büyüklüğünde veya biraz daha ince tanelidir. Doğal tuz daha kaba bir dokuya sahip olabilir, ancak bu, tadını etkilemez.

Pek çok insan, eşsiz tadı ve ev yapımı tariflerini dönüştürme yeteneği dolayısıyla doğal tuzu tercih eder!

 

HANGİSİ DAHA İYİ BİR SEÇİM?

Rafine tuz, sizin için en kötü seçim olmasa da (özellikle ilk etapta yeterince tuz almıyorsanız), doğal tuzun sunabileceği daha çok şey vardır. Birincisi, birçok insan rafine edilmemiş tuzun daha güçlü ve topraksı tadını tercih eder. Rafine edilmiş ve doğal tuz aynı miktarda sodyuma sahipken, doğal tuz, rafine tuzun kaybettiği minerallere sahiptir.

Tuzdaki magnezyum, potasyum ve diğer elektrolitlere veda etmekten hoşlanmıyorsanız, doğal tuzun faydalarını göz ardı etmeyin!

 

AMA TUZUN HER TÜRLÜSÜ SAĞLIĞIMIZ İÇİN KÖTÜ DEĞİL MİYDİ?

Görünüşe göre, tuzla ilgili yanlış bilgiler bizi yanılgıya düşürmüş. Bilim adamları bile, sıkça duyduğumuz "tuz yemeyin" anlatısı üzerinde tamamen aynı fikirde değiller. Son yıllarda yapılan araştırmalar, tuzla ilgili literatürü sorgulamamız için yeterli görünüyor. Bilimle ilgili en güzel şey, her zaman kendinin en iyisi olmak istemesi. Son çalışmalar, tuzun sağlığımızı mahvedecek kötü bir varlık olmadığını ortaya koyuyor.

Nitekim tuz, hayatta kalmamız için hayati öneme sahip ve yüzyıllardır bu hep böyle olmuş. Bu nedenle, bir avuç su içtiğinizde bile, yapmanız gereken her şeyi yapmanıza rağmen hala susamış, yorgun veya berbat hissedebilirsiniz.

Tuz, organ ve eklem fonksiyonu için gerekli olan iki elektrolit olan sodyum ve klorür içerir. Ayrıca hidrasyon için gereklidir. Sodyum ve diğer elektrolitler olmadan vücudunuz hareket edemez ve beyniniz yapmanız gereken şeylere ayak uydurmakta zorlanır.

Aşırı tuzlu yiyecekler tüketerek aşırıya kaçmanızı ve beslenme hakkında bildiğiniz her şeyi çöpe atmanızı önermiyoruz, ancak sağlık rutininizin bir parçası olarak tuzun değerini yeniden düşünmenizi istiyoruz.

 

TUZ NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?

 Tuz, çağlar boyunca var olmuş ancak, ona erişmek her zaman bu kadar kolay olmamıştı.

Antik Batı Afrika'da tuz, dünyadaki değerli metallere ve lüks malzemelere erişmek için bir bilet görevi görüyordu. Asıl amaçları çok miktarda altın elde etmekti. Gana, Mali ve Songhai’de tuz o kadar değerliydi ki, tuzu altın, gümüş, kumaş ve diğer güzel malzemeler karşılığında satabiliyorlardı. Tuz öyle önemliydi ki, tuzdan para bile yaptılar.

Bu kulağa gerçek olamayacak kadar iyi geliyorsa, kısaca geçmişe bakalım ve tarihten ders alalım.

7. ve 14. yüzyıllar arasında, tuz, Batı Afrika'da bol miktarda bulunuyordu. Ancak dünyanın geri kalanının tuza erişimi, Batı Afrikalı tüccarlarla aynı değildi. Dünya, et yerine daha fazla bitki ve tahıl temelli diyetlere doğru ilerlerken, büyük bir sorunla karşılaştı: yeni diyetlerinden yeterince tuz almıyorlardı. Ayrıca, yiyeceklerinin tatsız olduğunu fark ettiler. Tuz, kötü hava şartlarında veya kıtlık zamanlarında kimsenin aç kalmaması için et ve diğer yiyecekleri korumak için de kullanıldı.

Kısacası tuz, eskisi gibi altın (kelimenin tam anlamıyla) ağırlığına değmese de hem tat hem de vücudumuzun diğer ihtiyaçları için oldukça önemli. Ama özellikle de bedeninize ve zihninize iyi bakmak için olmazsa olmaz.

 

PEKİ ‘FAZLA TUZ’ DİYE BİR ŞEY VAR MI?

Her şeye ölçülü olarak ihtiyaç duyulur, bunda hemfikiriz. Önceki araştırmalar, tuzu ‘kötü ve uzak durulması gereken şey’ olarak ortaya sundu. Ancak tuzun olağan suçlu ilan edilmesi, beslenme ihtiyaçlarımızla ve atalarımızın yaşamak için neye ihtiyaç duyduğuyla bir tezat oluşturuyor. Bunun yerine, tükettiğiniz şeye herhangi bir değer katmayan malzemeleri araştırmak ve onları hayatımızdan çıkarmak çok daha önemli olabilir. Tipik bir spor içeceğinde görebileceğiniz boyaları veya çok miktarda şekeri düşünün. Bunlara neden ihtiyacımız olsun ki?

 

Refined vs. Unrefined Salt: Which Is Better? (curehydration.com) adresinden özetlenerek Türkçe’ye çevirilmiştir.

Sonraki makale Orman Meyveli Izgara Muz